MAHKEMESİ :Gerede Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :20.03.2013
NUMARASI :Esas no:2010/331 Karar no:2013/101
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) kabul edilen alacak talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı koca dava dilekçesiyle; evlilik birliğinin devam edeceği ümidiyle yapmış olduğu masraflar, evlilik öncesi ve evlilik sırasında kadına yapılan harcamalar ve evlilik için yaptığı harcamalar karşılığı 40.000 TL. ile dava dilekçesine ekli listede yazılı eşyaların aynen, olmazsa bedeli karşılığı olarak 10.938 TL. talebinde bulunmuş, yapılan yargılama sonucunda mahkemece tarafların boşanmalarına, davacı koca tarafından talep edilen tazminat ve eşya alacağı taleplerinin reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ; Dairemizce "Davacının eşya talebi dışındaki alacak isteminin Türk Medeni Kanununun 2. kitabından kaynaklanan davalardan olmayıp, Borçlar Kanunu ve genel hükümlerden kaynaklandığı, davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmek üzere (4787 s.k.4/1 ve geçici l.md.) dosyanın ayrılması gerekirken yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı.," gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında 14.06.2011 tarihli oturumda davacının eşya talebi dışındaki alacak talebinin tefrikine karar verilmiş ve tefrik edilen dosyanın aynı mahkemenin 2011-212 esas sırasına kaydının yapıldığı belirtilmiştir.Temyiz aşamasında 2011-212 esas sayılı dosya mahal mahkemesinden istenmiş,yapılan incelemede mahkemece 27.09.2012 tarihinde yapılan yargılama sonucu "boşanma kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,davacının eşya talebinin reddine karar verildiği,hükmün halihazırda kesinleşmediği anlaşılmıştır, bu durumda mahkemece bozma Kararına uyulmasına ve bu yönde ara karar verilmesine rağmen tefrik edilen dosyada davacının eşya iadesi talebi yönünden hüküm tesis edilmekle gerçekte davacının eşya iadesine yönelik talebinin tefrik edildiği, aile mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonrası verilen bozma kararından sonra dosyanın yeni bir esas numarası almasının mahkemenin aile mahkemesi sıfatını değiştirmediği halde mahkemece davacının Borçlar Kanunu ve genel hükümlerden kaynaklanan alacak talebi yönünden davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir,
2-Kabule göre de;davacının eşya iadesine yönelik talebinin tefrik edilerek aynı mahkemenin2011/212 esas sırasına kaydının yapıldığının anlaşılmasına göre eldeki davada bu yönde yeniden hüküm tesisi doğru görülmemiştir
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün, yukarıda gösterilen sebeplerle kabul edilen alacak talebi yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.01.2014 (Çar.)
Full & Egal Universal Law Academy