MAHKEMESİ :Kars 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :17.6.2009
NUMARASI :Esas no:2009/49 Karar no:2009/190
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalılardan G.B. tarafından; 18.12.2012 tarihli ek karar ile 17.06.2009 tarihli asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemenin gerekçeli kararının davalılardan G. B. tebliğe çıkarıldığı ancak bu adreste tanınmadığı gerekçesiyle bu tebligatın iade edildiği, bunun üzerine mahkeme tarafından davalının adresinin tespiti için nüfus müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, nüfus müdürlüğü tarafından davalının hem yurt içi hem de yurt dışı adreslerinin mahkemeye bildirildiği, mahkemece, davalı G.nüfus müdürlüğünden bildirilen yurt içi adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmayıp, daha önce iade gelen adrese tebligatın çıkarıldığı, bu tebligatın da yine "muhatap ismen tanınmıyor" diye iade edilmesi üzerine, bildirilen yurt dışı adrese tebligatın çıkarıldığı, çıkartılan bu yurt dışı tebligatının ise "Gülsün Sabukazan" imzası ile tebliğ alındığının anlaşılması karşısında, davalı G. B.yapılmış geçerli bir tebligattan söz edilemeyeceğinden davalının temyizin süresinde olduğunun kabulü ile 18.12.2012 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararın bozularak kaldırılmasına karar verildi.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Davalılardan G.B.yapılan davaname ve duruşma gününe ilişkin tebligat, adı geçenin bu adreste tanınmadığı gerekçesiyle iade edilmesine rağmen; mahkemece davalı G. adresi araştırılıp usulüne uygun olarak tebligat yapılmadan, davalının yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durum davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK md.27) aykırılık oluşturur. Bu amaçla, davalı G.usulünce tebligat yapılması, kendisine delillerini bildirme olanağının sağlanması, gösterdiği takdirde de delillerinin toplanması ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken; bu husus nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
b-Yargılama sonunda verilecek karar Gülsün Bayındır'ın eşi olan M.B.hukuki durumunu etkileyeceğinden; eş M.B. da davaya katılımının sağlanması, gösterdiği takdirde de delillerinin toplanması ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve inceleme ile hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
3-Kabule göre de;
Dava, Cumhuriyet Savcısı tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 145/1. maddesi gereğince mutlak butlan sebebiyle evlenmenin iptaline ilişkin olup; butlana (iptale) karar verilmesi durumunda bu hükmün nüfus siciline işlenecek olması, davaya nüfus kaydının düzeltilmesi davası (Nüfus Hizmetleri Kanunu md.36) niteliği vermez ve bu sebeple de nüfus idaresinin hasım olarak gösterilmesini gerektirmez. Bu nedenle, Nüfus Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerekirken, bu hususun dikkate alınmamış olması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a ve b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer bölümlerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.10.2013 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy