MAHKEMESİ :Gebze Aile Mahkemesi
TARİHİ :15.3.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1547 Karar no:2012/514
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.9.2013 günü temyiz eden davalı R. Ç.i vekili Av. S. U. geldi. Karşı taraf davacı F. A. ile vekili ve davalılardan İ. A. ile M. K. gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; dava konusu taşınmazın devrinin muvazaa nedeniyle iptali ve davacı adına tescili, olmazsa rayiç bedel karşılığı alacağa ilişkindir. Mahkemece, ilk kararıyla dava Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı tapu iptal tescil davası olarak değerlendirilip, kabul edilmiştir. Dairemizin 17.05.2011 tarihli ilamıyla "ıslah niteliğinde bulunmayan 04.6.2008 tarihli dilekçe dikkate alınarak davanın Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı tapu iptal tescil davası olarak nitelendirilip karar verilmesi ve muvazaaya dayalı tapu iptal tescil davasına ilişkin hüküm kurulmaması sebebiyle" hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuştur. Davacı vekili, bozmadan sonra 10.11.2011 tarihli dilekçeyle davasını Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince tapu iptal ve tescil davası olarak ıslah ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177/1. maddesi gereğince ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar mümkün hale geldiğinden bahsedilerek, dava Türk Medeni Kanununun 194. maddesi kapsamında tapu iptal ve tescil davası olarak değerlendirilerek kabulüne karar verilmiştir. Gerek, 01.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177/1. maddesinde, gerekse 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 84. maddesinde "ıslahın tahkikatın, sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiş olup, ıslah konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yeni bir düzenleme getirilmemiştir. Bozmaya uyulmuş olmakla bozma lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak doğmuştur. Kaldı ki, bir davanın yargılaması sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca bozulmasından sonra tarafların ıslah isteminde bulunmalarına imkan olmadığı 04.02.1948 gün ve 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile kabul edilmiştir. Bu durumda bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gözönüne alınmadan, ıslah isteminin kabulü ile Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi ve muvazaaya dayalı tapu iptal tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 990.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı R.'e verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.09.2013 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy