MAHKEMESİ :İskilip Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ : 06.11.2012
NUMARASI :Esas no: 2010/35 Karar no:2012/346
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü temyiz eden davacı-karşı davalı M.İ.vekili Av. .geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı F.İ.ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kocanın, müşterek çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-davacı kadının, kocanın önceki evliliğinden olma görme özürlü oğlunu evde istemediği, evden ayrılması sırasında kocaya hakaret ettiği, buna karşılık davacı-davalı kocanın güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu yönündeki iddiaların ise davalı-davacı kadın tarafından ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
3- Davalı-davacı kadının, Türk Medeni Kanununun 197/1. maddesi uyarınca açtığı birleşen bağımsız tedbir nafakası davasında ayrı yaşamakta haklılığını ispatlaması gerekir. Davalı-davacı kadın müşterek konutu kendiliğinden terk etmiş ve ayrı yaşamakta haklılığını ispatlayamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı kadın yönünden tedbir nafakası davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan müşterek çocuk yararına takdir olunan tedbir nafakası yönünden ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin F.'den alınıp M.ya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.11.2013 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy