MAHKEMESİ :Bursa 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :27.11.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1068 Karar no:2012/1117
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden; davalı (koca) tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı İ.G.vekili Av. .ve karşı taraf temyiz eden davacı N.G.vekili Av. . A. K. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı tanıklarının davalının güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiğine ilişkin beyenları soyut olup itibar edilemez.Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 990.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.26.11.2013 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Davalı kocanın güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği gerçekleşmiştir. Bu sebeple boşanma kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacı dava dilekçesi ile cevaba cevap dilekçesinde yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat istememiş, tahkikat aşamasında talep etmiştir. Davalının talep sonucunun genişletilmesine muvafakati yoktur. O halde hükmün boşanma kararı yönünden onanması, davacı kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi yönünden bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy