MAHKEMESİ :Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :23.3.2011
NUMARASI :Esas no:2010/587 Karar no:2011/159
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkindir. Mahkemece davacı İ. Ö. davalılardan M.Ö.ve E.Ö. çocuğu olarak nüfusa tesciline karar verilmiştir. Bir örneği dosyada bulunan nüfus kaydına göre, İ. 08.06.1979; annesi olduğu kabul edilen Emine ise 25.02.1976 doğumludur. E.altı yaşında iken çocuk doğurması söz konusu olamayacağına göre, düzeltme kararı nüfus kayıtlarında açık çelişkiye yol açmaktadır. Hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken kayıtlar arasında çelişki oluşturmamalıdır. Açıklanan nedenle İdris ve E. doğum tarihlerinin araştırılması, bu hususta gerektiğinde ilgililerin dinlenmesi doğum tarihlerinde bir yanlışlık varsa, düzeltilmesi için dava açmak üzere davacı İdris'e mehil verilmesi, açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre diğer delillerle birlikte değerlendirilip baba adının düzeltilmesi isteği konusunda bir karar vermek gerekirken kayıtlarda çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer bölümlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.10.2013 (Çar.)
KARŞI OY YAZISI
Davacının, davalı Süleyman ve bunun eşi (ölü) Dahile'nin çocuğu olmadığı, bunlar üzerindeki kaydın gerçeğe aykırı beyanla oluşturulduğu toplanan delillerle gerçekleştiğine göre, davacının, bu kişiler üzerindeki nüfus kaydının terkinine karar verilmesi doğrudur. Hükmün bu kısmının onanmasına karar verilmesi gerekir.
Davacının, Mehmet ve eşi Emine'nin üzerine “bunların çocuğu” olarak tesciline gelince;
Davacı İdris, 8.6.1979 doğumludur. Doğum tarihinde, babası olduğu iddia edilen 1954 doğumlu Mehmet'in herhangi bir evliliği mevcut değildir. Mehmet ve Emine, kayda göre 23.2.1994 tarihinde evlenmişlerdir. Bu hukuki duruma göre davacı, babası Mehmet'in evlilik dışı ilişkisinden doğmuştur. Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbirleriyle evlenmesi halinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur. (TMK. m. 292) Ne var ki bu sonucun hasıl olması için, davacının, “Süleyman ve bunun eşi Dahile’nin çocuğu olmadığına ve bunların üzerindeki kaydının iptaline” ilişkin hükmün kesinleşmiş olması zorunludur. Ancak, bu hüküm kesinleştikten sonra eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenmeden sonra yerleşim yerlerindeki nüfus memurluğuna bildirimde bulunmak suretiyle tescil ettirebilirler. (TMK. m. 293/1) Bunun için eşlerin birlikte bildirimde bulunmaları yeterli olup (Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 24), ayrıca bu hususta hüküm verilmesine lüzum bulunmamaktadır. Nitekim Mehmet ve Emine'nin “evlilik dışında doğan” diğer ortak çocukları aynı yolla nüfusa tescil edilmişlerdir. Böyle bir bildirime rağmen, Emine bakımından kayden engel çıkması ve nüfus memurluğunun “tescil” isteğini bu yüzden geri çevirmesi halinde, şayet varsa Emine'nin doğum tarihindeki yanlışlığın, bu kişinin kendi talebiyle düzeltilmesi yoluna gidilmesi mümkündür. Eldeki davada, “hakimin hükmüne ihtiyaç bulunmayan bir hususa” ilişkin olarak davacıya, annesi olduğu iddia edilen Emine'nin doğum tarihindeki yanlışlığın düzeltilmesi için dava açmak üzerine mehil tanınması, hem usule aykırı olur, hemde doğum tarihindeki varsa yanlışlığın düzeltilmesinin “ilgilisi tarafından istenebileceğine” ilişkin yasa hükmüyle (5490 s. NHK. m. 36/1) çelişir. Bu bakımdan sayın çoğunluğun bu yöne değinen bozma kararına katılmak olanağı yoktur. Gerçekleşen bu hukuki ve fiili durum göre, davacının, Mehmet ve eşi Emine'nin çocuğu olduğu yönündeki isteğinin reddine karar verilmesi gerekir. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına sonucu bakımından katılmakla birlikte gerekçesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy