MAHKEMESİ :Nizip Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :18.07.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1097 Karar no:2012/876
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.09.2013 günü temyiz eden davalı .. A.Ş vekili Av..geldi. Karşı taraf davacı K. K. gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, aile konutu üzerine konulan ipoteğin iptali ve tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulması isteğine (TMK. m. 194/1-3) ilişkin olup, üçüncü kişi durumundaki rızası gereken eş tarafından açılmıştır. Dava ile, ipoteğin Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesine aykırı olarak tesis edildiği iddia edilerek iptali istendiğine göre, ipotek akit tablosundaki, akdin taraflarının davada "taraf" olarak yer alması zorunludur. Bu bakımdan, hem ipoteğin iptaline ilişkin talep, hem de hak sahibinin tasarruf yetkisini kısıtlayıcı bir işlevi olan şerhe ilişkin talep yönünden, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan kocaya da husumet yöneltilerek davanın görülmesi gerekir. Ne var ki, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan kocanın, davadan önce 17.6.2011 tarihinde kısıtlanarak vesayet altına aldığı, vasi olarak da eşi (davacı)'nın atandığı görülmektedir. Diğer bir ifade ile davacının kocası M.ün davadan önce, vesayet kararı ile “dava ehliyeti” de kaldırılmış durumdadır. Böyle bir durumda, davaya “davalı” olarak dahili gereken kocanın menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında bu iş nedeniyle çatışma olduğu gözetilerek, bu işte kocayı temsil etmek, hak ve menfaatlerini korumak üzere Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince kocaya kayyım tayini yoluna gidilmelidir. Öyleyse, mahkemece, öncelikle davacının kocası M.e, bu işte temsil etmek hak ve menfaatini korumak üzere kayyım tayin edilmesi için sulh mahkemesine yazı yazılmalı, kayyım atandıktan sonra, davacıya kocası adına yasal temsilcisi olarak kayyımı davaya dahil etmesi, davanın tarafındaki eksikliği bu şekilde tamamlaması için uygun süre verilmeli, davacının kocası bu şekilde davanın tarafı kılındıktan sonra, göstermesi halinde onun delilleri de toplanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmelidir. Bu husus nazara alınmadan eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2013 (Salı)