MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :30.11.2012
NUMARASI :Esas no:2011/231 Karar no:2012/1034
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından tamamı yönünden, davacı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi ve velayet yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.11.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı İ. Ç. ile vekili Av. . .. geldiler. Karşı taraf temyiz eden davalı N.Ç. ile vekili gelmediler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; toplanan delillerden, davacı kocanın eşini aşağıladığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve ona fiziksel şiddet uyguladığı; buna karşılık davalı kadının ise, güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kocanın kadına göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı koca oluşan geçimsizlikte daha fazla kusurlu ise de; tarafların açıklanan kusurlu davranışlarının yıkıcı etkisi karşısında; daha az kusurlu olan davalı kadının evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yararı kalmamıştır. Davalının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları gerçekleşmiştir. Bu sebeple, tarafların boşanmalarına karar verilmiş olması sonucu itibarıyla doğru olduğundan; kararın kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş (HUMK.md.438/7); buna bağlı olarak da davacı kocanın tüm, davalının ise bu yöne ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2-Davalı kadının yoksulluk nafakası talebi olmadığı halde, aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi doru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.11.2013 (Cuma)
Full & Egal Universal Law Academy