MAHKEMESİ :Marmaris 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :16.11.2012
NUMARASI :Esas no:2012/84 Karar no:2012/637
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü temyiz eden davalı D.Y.Ö. ile vekili gelmediler. Karşı taraf davacı Ö.Y. vekili Av. . geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının "aile konutu şerhinin kaldırılmasına" yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı, adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydına konulan "aile konutu" şerhinin kaldırılması yanında, tapu kaydında şerh bulunan bu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesini de talep etmiştir. Tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi davası; mülkiyet hukukuna ilişkin Türk Medeni Kanununun 683/2. maddesine dayanmaktadır. Bu sebeple, el atmanın önlenmesi talebi (davası) yönünden aile mahkemesi sıfatı ile davaya bakılamaz. O halde bu talep yönünden ayırma ( HMK. md.167) kararı verilip davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekirken bu yön düşünülmeden işin esasının incelenip yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre el atmanın önlenmesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 05.11.2013 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına konulan aile konutu şerhinin kaldırılması ile aynı konuta davalının el atmasının önlenmesi talebine ilişkindir. Aile konutu şerhinin kaldırılması talebi yönünden görevli mahkeme aile mahkemesi, el atmanın önlenmesi davasına bakmakla ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Davanın açıldığı yerde aile mahkemesi kurulmamıştır.
İki taleple ilgili dava birlikte açıldığından dava asliye hukuk mahkemesinde görülerek karara bağlanmış, davaya kısmen aile mahkemesi sıfatıyla bakıldığı içinde davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakıldığı belirtilmiştir. Davanın görüldüğü yerde aile mahkemesi kurulmadığına göre “aile konutu şerhinin kaldırılmasına” yönelik talebe aile mahkemesi sıfatıyla, “el atmanın önlenmesine” yönelik talebe de asliye hukuk mahkemesi olarak bakıldığının kabulü gerekir.
Öte yandan 07.11.1982 Tarihli ve 2709 Numaralı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. Maddesinde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu”, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesinde “Herkesin, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde sonuçlandırılmasını isteyebileceği,” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 30. Maddesinde “Hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu” hüküm altına alınmıştır. Yakarıda belirtilen kurallar ilk derecede mahkemeleri olduğu gibi Yargıtayı' da bağlayıcı niteliktedir. Bu açıklamalar karşısında hükmün sayın çoğunluğun görüşü doğrultusunda bozulması eldeki dava için gereksiz gider yapılmasına ve davanın makul sürede sonuçlandırılmasına da engel olacak niteliktedir.
Bu sebeple sayın çoğunluğun hükmün kısmen bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy