MAHKEMESİ :Tarsus 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :05.12.2012
NUMARASI :Esas no:2011/640 Karar no:2012/944
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, tazminat talepleri ile yoksulluk nafakasının reddi ve tedbir nafakasının iptali yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davacı kadının davalı kocanın anne ve babasına karşı hakaret ettiği ve kocanın ailesini müşterek konuta almadığı, davalı kocanın da davacı kadını istemediğini söyleyip, kadına karşı hakaret içeren sözler sarf ettiği gerekçesiyle boşanmaya neden olan olaylarda kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, tüm dosya kapsamına göre, davacı kadının, kocanın anne ve babasına yönelik söylediği hakaret içeren sözlerden sonra tarafların Tarsus'a taşınarak altı ay daha bir arada yaşadıkları, dolayısıyla davalı kocanın davacı kadının bu kusurlu hareketlerini affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez.
Toplanan delillerden; Tarsus'a taşındıktan sonra karısını istemediğini söyleyen, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri ihmal eden, eşinin ailesinin müşterek eve gelmesini istemeyen ve eşine hakaret eden davalı kocanın eşinin ailesini müşterek konuta almayan davacı kadına nazaran boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu yön nazara alınmadan, davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur tespitine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1) ve geçimine (TMK md. 185/3) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde, Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek, 16.03.2012 tarihli ara karar ile, dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına hükmolunan tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesi gerekirken, bu tedbir nafakasının iptaline şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.06.2013(Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy