MAHKEMESİ :Mersin 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :05.12.2012
NUMARASI :Esas no:2012/478 Karar no:2012/889
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava dilekçesi kapsamında yer alan ve talep sonucu olarak belirtilen “ortak yaşam alanı olan taşınmazın anne ve çocuğun kullanımına tahsis edilmesi” istemine yönelik olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Bu konuda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.09.10.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
1-Çocuk, davacı ile davalının evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, davalı (baba) ile soybağı 3.12.2010 tarihinde tanıma (TMK. m. 295/1) ile kurulmuştur. Çocuk için ananın nafaka isteği, Türk Medeni Kanununun 197’nci maddesine veya 169'ncu maddeye değil, aynı Yasanın 328. ve 329'ncu maddelerine dayanmaktadır. Bu hukuki duruma göre de, çocuk için tayin edilen nafakanın, ergin olmasına kadar devam etmesi gerekir. Bu husus nazara alınmadan tayin edilen nafakanın, çocuk ergin olmadan da durum ve koşullara göre kaldırılabileceği (TMK. m. 200) anlam ve sonucunu hasıl eder şekilde “tedbir nafakası” olduğunun hüküm yerinde belirtilmesi doğru değildir.
2-Taraflar arasında evlilik bulunmadığına göre, birlikte yaşanılan konutun davacı eşe tahsisi yönündeki istek yasal dayanaktan yoksundur. Bu hususta yerel mahkemece karar verilmemiş olmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Hükmün yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple bozulması yeterlidir. Bu bakımdan sayın çoğunluğun birinci bentteki onama kararına ve ikinci bentteki bozma görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy