MAHKEMES İ :Konya 5. Aile Mahkemesi
TARİHİ :6.12.2012
NUMARASI :Esas no:2012/501 Karar no:2012/396
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, küçük Sudenaz'ın velayetine ilişkin verilen karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Yasasının 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini, bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur.(Y.H.G.K.nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) Olayımızda gerekçeli karar tebligatını davalıya haber vermesi için bildirimde bulunulan komşunun, imzası ya da imzadan çekindiğine ilişkin bir bilgi tebliğ mazbatasında tevsik edilmemiştir. (Teb.K.md.23/7) Bu hali ile davalıya yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olup davalının temyiz dilekçesi süresinde verilmiş kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerekmiştir.
1- Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
Dava, 05.09.2012 tarihinde ikame edilmiştir. Mahkemece dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön incelemeye geçilmiş, ön incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilerek, davalıya ön inceleme duruşmasına çağrı davetiyesi tebliğ edilmiş; ancak davalı taraf belirlenen ön inceleme duruşmasına gelmemiştir. Mahkemece ön inceleme duruşmasında dava nihai olarak karara bağlanmayıp tahkikat aşamasına geçildiğine göre, davalının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 147. maddesi gereğince tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunludur. Bu yasal zorunluluğun gereği yapılmadan davalının yokluğunda hüküm kurulması, davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK.md.27) aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de;
Davacı boşanma sonrasında velayeti anneye verilen müşterek çocuklardan sadece 26.04.1999 doğumlu Ş.velayetini talep etmiş, davalı tarafından da bu çocuk yönünden velayetin değiştirilmesi talebi kabul edilmiştir. Her ne kadar velayet hususu kamu düzenine ilişkin ise de; davacı tarafından müşterek çocuklardan 10.01.2006 doğumlu S.velayetine yönelik bir talepte bulunulmadığı gibi, müşterek çocuk Sudenaz'ın yaşı itibarıyla anne bakım ve şefkatine muhtaç olduğu hususu da gözetilmeksizin bu çocuk yönünden de velayetin davalı anneden alınıp davacı babaya verilmesine ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.10.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy