MAHKEMESİ :Zonguldak l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :04.12.2012
NUMARASI :Esas no:2012/806 Karar no:2012/1130
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (kadın) tarafından, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası ile manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, boşanmaya neden olan olaylarda, kusur tamamen davacı-davalı kocaya aittir.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK.m.175). Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının kusuru kanıtlanamadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiştir.
2-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK.md.182). Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen müşterek çocuklar 2001 doğumlu Tolga ve 2009 doğumlu Mehmet için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.md.174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı-davacı kadının tazminata faiz uygulanması isteği bulunduğu ve manevi tazminata da hükmedildiği halde; faiz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir (HMK. md. 26).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1, 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.08.04.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy