MAHKEMESİ :Elazığ l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :25.12.2012
NUMARASI :Esas no:2010/257 Karar no:2012/908
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından tazminatların ve nafakaların miktarı ile ziynet ve çeyiz eşyası alacağı yönünden; davalı koca tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve ziynet ve çeyiz eşyası alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Kanunda aksine bir hüküm olmadıkça tarafların herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. (TMK md 6) Kural olarak ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (6100 s. HMK m. 190/1).
Davacı kadın ziynet eşyalarının zorla elinden alındığını ileri sürmüş, davalı ise davacının babasının evinde bıraktığını, ziynet eşyalarını görmediğini savunmuştur. Davacı ziynet eşyasının varlığını, bunların zorla elinden alındığını ispat yükü altındadır. Olayda kadın dava konusu ziynet eşyasının zorla elinden alındığını ispat edememiştir. Ancak davacı kadın delil listesinde yemin delilline de dayanmıştır. Bu sebeple ziynetler yönünden davacı kadına yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu gereklilikler gözetilmeden mahkemece kabul edilen çeyiz eşyaları yönünden bilirkişi raporuna yollama yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre çeyiz eşyalarına yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temiyze konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02.07.2013 (Salı)