MAHKEMESİ :Üsküdar l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :4.12.2012
NUMARASI :Esas no:2011/788 Karar no:2012/692
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı olarak koca tarafından açılan boşanma ve Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı olarak kadın tarafından açılan birleşen boşanma davasıdır. Türk Medeni Kanununun 166/ son maddesi uyarınca açılan davaya dayanak oluşturan boşanma davası koca tarafından 2006 tarihinde açılmış “dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu” gerekçesiyle reddedilmiş ve ret kararı 03.10.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Tarafların, dayanak boşanma davası açılmadan ayrıldıkları ve bir daha bir araya gelmedikleri tanık anlatımlarıyla sabittir. Mahkemece, kadın tarafından açılan karşı dava ise; davalı-davacı kadının davacı eşi ve çocuklarına hakaret ettiği, eşinin kızlarını istemediği, bu nedenle ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Oysa bu olaylar, koca tarafından açılan ve reddedilen ilk boşanma davasından önce gerçekleşmiştir. Söz konusu davanın reddi ve bu ret kararının kesinleşmesiyle kadın kusursuz hale gelmiştir. Bu tarihten sonra tarafların bir araya gelmedikleri, fiili ayrılık döneminde kadından kaynaklanan bir kusurun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Dayanak davayı açmak ve boşanma sebebi yaratmakla koca tamamen kusurludur. Bu husus nazara alınmadan davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ve maddi tazminat isteminin ( TMK. md. 174/1) reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve maddi tazminat yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2013 (Per.)