MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :06.11.2012
NUMARASI :Esas no: 2010/807 Karar no:2012/1063
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.12.2013 günü temyiz eden davacı-davalı F. B.. ile vekili Av. E. N.. gelmediler. Karşı taraf davalı-davacı Ö. B.. vekili Av. S. Oc.. geldi. Davacı-davalı F. B.. vekili Av. E. N..adına çıkarılan davetiyenin bu adresten taşındığından iade edildiği görüldü. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davası içinde istenen ve hüküm altına alınan boşanmanın eki niteliğindeki Türk Medeni Kanununun 174. maddesi kapsamında kalan maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü veya reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin tabi bulunmasına göre, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, bu sebeple tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiştir. Ne var ki; toplanan delillerden; tarafların karşılıklı olarak birbirlerine yönelik fiziksel şiddet içeren eylemlerden sonra barışıp 18.05.2008 tarihine kadar bir arada yaşadıkları, dolayısıyla birbirlerinin bu kusurlu davranışlarını affettikleri ya da en azından hoşgörü ile karşıladıkları, affedilen veya en azından hoşgörü ile karşılanan bu davranışlarının artık taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği, davacı-davalı kocanın, 18.05.2008 tarihinde, müşterek evdeki eşyaları da alarak evden ayrılıp, birlikte yaşamaktan kaçınmak suretiyle evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, boşanmaya neden olan olaylarda koca tamamen kusurlu olmakla birlikte kocanın bu kusurunun kadının kişilik haklarına bir saldırı teşkil etmediği, davalı-davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davalı-davacı kadının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, kabulü isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı kadın lehine hükmolunan manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.12.2013 (Cuma)