MAHKEMESİ :Küçükçekmece l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :10.02.2011
NUMARASI :Esas no:2010/1253 Karar no:2011/93
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece, davacı kadının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı davası kabul edilerek boşanma kararı verilmiş, bu sonuca davalı kocanın tam kusurlu davranışları ile ulaşıldığı kabul edilmiş ise de, toplanan delillerden; davalı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği davalı kadının ise, koca tarafından açılmış Çanakkale Aile Mahkemesinin 2012/41 esas sayılı boşanma dava dosyası içindeki 5.9.2011 tarihli tarafların müşterek çocuğu olan Burak Efe'nin davalının çocuğu olmadığı yönündeki İstanbul Adli Tıp Kurumunun 5.9.2011 tarihli raporuna göre, sadakatsiz davranışlar sergilediği anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, geçimsizliğe her iki tarafın açıklanan kusurlu davranışları neden olmakla birlikte, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gelişen olaylar karşısında evliliğin devamında taraflar için bir yarar kalmamış olup, bu nedenle davalı kocanın boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları gerçekleştiğinden boşanma kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemenin davalı kocayı tam kusurlu gösteren gerekçesi isabetli değilse de, boşanma hükmü, sonucu itibarıyla doğru olduğundan, hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin açıklandığı şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş, (HUMK.md.438/son) davalı kocanın, bu yöne ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı kadın daha ziyade kusurludur. Ağır kusurlu eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmez. (TMK.md. 175) Davacı kadının yoksuluk nafakası talebinin reddi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.04.2013 (Per.)