MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; davanın açılmamış sayılması kararı, kusur belirlemesi, nafakalar, ziynetler ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalının "davanın açılmamış sayılması" hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; Davacı kadın 11.1.2011 tarihli dava dilekçesi ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma ve ferisi niteliğindeki nafaka ile ziynet eşyalarının aynen iadesi ve bunun mümkün olmaması halinde ise bedeline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı koca kadının bu davasına karşı verdiği cevap dilekçesi ile boşanma ve boşanmanın ferisi niteliğinde .maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı koca her ne kadar cevap dilekçesinde karşı dava açtığını belirterek boşanma ve ferilerine yönelik talepte bulunmuş ise de bu taleplerine ilişkin olarak dava başvurma harcını ve peşin harcı yatırmamış, usulüne uygun bir karşılık dava açmamıştır. O halde karşı dava talebi hakkında açıklanan nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken karşılık davanın süresinde açılmadığı şeklindeki hatalı gerekçe ile açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamış ve yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Davacı kadının kabul edilen boşanma davası yönünden yapılan incelemeye gelince;
a-Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
b-Temyiz sebeplerine hasren yapılan inceleme sonucunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağının (TMK.md.175) anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.06.2013(Pzt.)