MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Evliliğin İptali - Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delillerden, davacı kadının Türk nüfus kayıtlarına göre ... isimli ...oğlu, 1979 doğumlu ... uyruklu yabancı şahısla evli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece nüfus kayıtlarında davacı kadın ile evliliği bulunmayan ... isimli şahıs hakkında da boşanma hükmü kurulması doğru görülmemiş ise de bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/son maddesi uyarınca hükmün bu kısmının değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple hüküm fıkrasının boşanmaya ilişkin birinci bendindeki .... kısmı çıkarılmak suretiyle DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 03.07.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı, Abdurrahman oğlu 24.12.1979.... uyruklu ... ile 17.8.2007 tarihinde evlenmiştir.
Davacı, kocası ...'in, gerçekte Türk vatandaşı olan ... olduğunu, kayıtlarda ... olarak görünen kişinin gerçekte var olmadığını, bu kişinin ... olduğunu ileri sürerek, öncelikle ...'in, ... olduğunun tespitini, bunun boşanma davasında ön sorun olarak ele alınıp halledilmesini, bundan sonra davalının kusurlu davranışları sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek boşanmalarına karar verilmesini; bunun kabul edilmemesi (mahkemenin aksi kanaatte olması) halinde ... ile evliliğinin butlan sebebiyle iptalini istemiş; mahkemece; “davalının ... ve ... isminde iki kimliğe sahip olduğu” kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, kararı davalı ... adına vekili temyiz etmiştir.
Davacıyla evlenen ... uyruklu ...'in, 24.12.1979 ... doğumlu olduğu, baba adının ..., anne adının ise ... olduğu; bununla aynı kişi olduğu kabul edilen Türk vatandaşı ... isimli şahsın ise, 24.12.1979 ...doğumlu olduğu, babasının ..., annesinin ise... olduğu görülmektedir.
... isimli bir şahsın gerçekte var olmadığı, bunun Türk vatandaşı ... olduğu ileri sürüldüğüne göre, boşanma kararı verilebilmesi; davacıyla evlenen ...'in, ... olduğunun tespitine ve evlilik kayıtlarının da buna göre düzeltilmiş olmasına bağlıdır. Davacı, bu hususun boşanma davasında ön sorun olarak ele alınıp çözümlenmesini istemiş, mahkemece de; bu husus boşanma davasında “ön sorun” olarak incelenmiş ve “davalının ... ve ...isminde iki kimliğe sahip olduğu” kabul edilerek; davacı ile ... (...)'nun boşanmalarına karar verilmiştir. Hüküm, ...'in ... olduğu belirtilmek suretiyle kurulmuştur.
Boşanma davasında ön sorun olarak ortaya konulan husus halledilmeden ve evlilik kaydı düzeltilmeden boşanma kararı verilmesi mümkün olmayacaktır. Bu bakımdan ön sorun olarak incelenebilecek hususun, bağımsız (ayrı) bir dava konusu yapılıp, boşanma davasının onun sonucunu beklemesi gerekir. Bu ikisinin aynı davada birlikte ele alınıp “ön sorunlar” gibi incelenmesi aynı hükümle sonuca bağlanması usulen mümkün değildir. Bu sebeple, ön soruna ilişkin talebin, boşanma davasından tefrik edilmesi, boşanma davasının bunun sonucunu beklemesi, neticesine göre karar verilmesi doğru olacaktır. Sayın çoğunluk, “davacının ... isimli şahısla evli olduğunu, davacı ile evliliği bulunmayan ... hakkında boşanma hükmü kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu” belirterek hükümden ...'nun isim ve vatandaşlık numarasının çıkartılması suretiyle hükmü düzelterek onama yönüne gitmektedir. Oysa, davacı, bu ikisinin aynı kişi olduğunu söylemekte ve gösterdiği tanıklar da, geçimsizliği doğuran olayları anlatırken ...'in gerçekte ...olduğunu” ifade ederek, olayları aynı kişiye bağlamaktadırlar. Böyle bir durumda, ... ile ...'i ayırmak, gerçekte var olmayan ... hakkındaki hükmü onayıp, ...'i hükümden çıkarmak dosya ile örtüşmediği gibi, sorunu da çözmeyecektir. Bu bakımdan yukarıda açıklandığı üzere, ön sorun olarak ileri sürülen hususun boşanma talebinden tefrik edilip, ayrı görülüp sonuca bağlanması, boşanma davasının da bunun sonucunu beklemesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun düzelterek onama görüşüne katılmıyorum.