MAHKEMESİ :Malatya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :09.11.2012
NUMARASI :Esas no:2011/267 Karar no:2012/1007
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir nafakası, reddedilen tazminat talepleri, kişisel ilişki süresi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının müşterek çocukla yeterince ilgilenmemesi ve güven sarsıcı davranışlarda bulunmasına karşılık; davalı kocanın da bağımsız ev temin etmediği kendisi ve annesinin eşinin güven sarsıcı davranışlarından sonra eşine fiziksel şiddet uyguladığı; boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu ve tazminat taleplerinin reddinin sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerçekleşmediğine ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği sabit olduğuna göre, davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken (TMK.md. 175) isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Velayeti baba babaya verilen müşterek çocuk E.B. 2008 doğumludur. Çocukla ana-baba arasında kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yararlarının ön planda tutulması gerekir. Mahkemece davacı anne ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişki müşterek çocuğun yaşı ve özellikle İstanbul ilinde kanser hastalığı nedeniyle tedavisinin devam ediyor ve davacı annenin Malatya ilinde ikamet ediyor oluşu nazara alındığında kararda gösterilen şekilde bir düzenleme çocuğun bedeni ve fikri gelişmesi ile hastalığının tedavisine engel olacağı gibi, davalı babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirmesine de engel olacaktır. Şu halde müşterek çocuğun tedavisinin devam ettiği ve tarafların ayrı şehirlerde yaşadıkları da dikkate alınarak daha uygun süreli kişisel ilişki kurmak gerekirken; yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.07.2013 (Çrş.)