MAHKEMESİ :Zonguldak 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :17.5.2012
NUMARASI :Esas no:2010/1131 Karar no:2012/517
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, velayet, nafakalar, tazminatlar ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı koca tarafından ileri sürülen ve mahkemece davacı kadına kusur olarak yüklenen güven duygusunu sarsıcı nitelikteki davranışlardan sonra, davalı koca tarafından bu kusurlu davranışlar neden gösterilerek Çaycuma 2. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinde 6.9.2010 tarihinde boşanma davası (TMK.md.166/1) açılmış ve bu davadan 21.1.2011 tarihinde feragat edilmiştir. Feragat tarihinden önceki olayların davalı koca tarafından affedildiğinin en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma davasında kusur olarak değerlendirilemez. Davacı kadın tarafından dinletilen tanıkların görgüye dayalı bilgileri olmadığı gibi, davacıdan aktarılan bir kısım soyut beyanlarda bulunmuşlardır. Davacının boşanma davasının kabulü yönündeki beyanı da anlaşmalı boşanma (TMK.md.166/3) davaları dışında sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının reddine karar verilecek yerde kabulü ile boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, hüküm boşanma yönünden temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz nedenlerine yönelik olarak yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı koca tarafından açılan ve 21.1.2011 tarihinde feragat edilen, boşanma davası da dikkate alındığında, feragat tarihinden önceye ait affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylar nedeniyle davalı koca yararına manevi tazminata (TMK.md.174/2) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
c-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın ve yanında kalan müşterek çocuk Emirkan yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
d-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
e-Yargılama giderleri haksız çıkan taraftan alınır. Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. Davası kabul edilen davacı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilecek yerde davalı koca yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/(b), (c), (d) ve (e) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.05.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy