MAHKEMESİ :Mersin 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :5.2.2013
NUMARASI :Esas no:2011/1394 Karar no:2013/73
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından; manevi tazminatın miktarı ve reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise; kocanın kabul edilen boşanma davası, kendi reddedilen boşanma davası, ziynet ve alacak davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davacı-karşı davalı (koca) yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Davalı-karşı davacı kadına düğünde takılan ve kişisel eşya niteliğinde bulunan ziynetlerin koca tarafından kuruyemiş dükkanı açarken bozdurulup harcandğı ve kadına iade etmediği kanıtlanmıştır. Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu durumda ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığının davacı-karşı davalı koca tarafından kanıtlanması halinde koca almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Somut olayda ise, kadının rızası ile katkı amacıyla bozdurulmak üzere ziynet eşyalarının kocaya verildiğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bozdurulan ziynet eşyalarının rıza ile ve iade şartı olmaksızın verildiğini koca ıspatlamak zorunda olup koca bu durumu ıspat edemediğinden dava konusu ziynet eşyalarını davalı-karşı davacı kadına iade ile mükelleftir. Davalı-karşı davacı kadının ziynet ve takılara yönelik talebinin tanıklar tarafından belirtilen kısmının gerekli bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır.
4-Davalı-karşı davacı kadın, babasının düğünde kendisine hediye ettiği ve mülkiyeti babasına ait olan aracın evlilik birliğinin devamı sırasında koca tarafından satıldığını ileri sürerek, bu sebeple maddi tazminat talep etmiştir. Bu istek Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından kaynaklanmayıp Borçlar Kanununda yer alan genel hükümlere tabidir ve aile mahkemelerinin görevi dışındadır. Öyleyse bu istek yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.10.2013 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy