MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle Yargıtay bozma ilamından sonra bozma ilamına uyma kararı veren yerel mahkemenin; bozmaya uygun hüküm tesis etme zorunluluğunda bulunduğu ve kesinleşen yönlere ilişkin yeniden karar verilemeyeceği, verilmiş ise, yok hükmünde sayılacağından; mahkemenin 15.02.2011 tarih ve 2006/483 esas 2011/60 karar sayılı ilk kararındaki boşanma hükmü Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği halde, mahkemenin bozmadan sonraki 20.12.2012 tarihli ikinci kararında, boşanma konusunda yeniden hüküm oluşturulmasının yok hükmünde olduğuna ve bu ikinci karardaki kadın yararına hükmedilmiş maddi ve manevi tazminatlara uygulanan faizin ve yoksulluk nafakasının başlangıcının boşanma hükmünün kesinleşme tarihi olarak anlaşılmasının gerekmesine göre, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı-davacı kadının birleştirilen Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gereğini içeren Yargıtay bozma ilamına uyma kararı verilmiş ise de; bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi, boşanma hükmü kesinleştiğine ve boşanma davası nedeniyle Türk Medeni Kanununu 169. maddesi uyarınca önlem niteliğindeki tedbir nafakasına da karar verildiğine göre; hükmedilen tedbir nafakalarına "tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydının konulması; ayrıca kadın için hükmedilen 2013/8390 esas sayılı tedbir nafakasının boşanmanın kesinleşme tarihi itibarıyla sona ereceğinin de hükümde belirtilmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle mahkemece, mükerrer tahsile imkan verecek şekilde tedbir nafakasına hükmedilmesi ve bu tedbir nafakasının boşanma davasının açılması tarihine kadar geçerli olacak şeklide hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; bozma sebebi yapılmamış; hükmün bu bölümlerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasının I/A bendinin başına " tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" sözcüklerinin yazılmasına, I/B bendinin başına " tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla " sözcüklerinin yazılmasına, ayrıca bu bendin 4. satırındaki "28.06.2006" ifadesinin hükümden çıkarılmasına, yerine "boşanma hükmünün kesinleşme" sözlerinin yazılmasına; hükmün bu bölümlerinin açıklanan şekilde DÜZELTİLMESİ SURETİYLE, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.08.05.2013 (Çar.)
Full & Egal Universal Law Academy