(6100 S. K. m. 27, 128, 137, 187)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, lehine hükmedilen tazminatların ve nafakaların miktarları; davalı tarafından da. kusura dair değerlendirme ve davacı lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun sebeplere ve delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların tedbir nafakasına dair temyiz itirazları yersizdir.
2- Dava, 14.6.2012 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesi, davalıya tebliğ edilmiş, davalı, cevap müddetinden sonra ve fakat ön inceleme duruşmasından önce davaya cevap vermiş, davanın reddini istemiş, 4.10.2012 günü icra edilen ön inceleme duruşmasında da. delillerini bildirmek üzere süre istemiştir. Mahkemece, davalı tarafa delillerini göstermesi için süre tanınmadan davacının gösterdiği deliller toplanarak sonuca ulaşılmıştır.
Davalının davaya süresinde cevap vermemiş olması, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar edildiği anlamıma gelir. (H.M.K. 128. madde) Bu böyle olmakla birlikte, süresinde davaya cevap vermeyen davalının, davacının davasının dayanağı olarak gösterdiği vakıaları çürütmeye yönelik delil gösterme hakkı vardır. Delil, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli hususların ispatı için gösterilir (H.M.K. m. 187/1). Uyuşmazlık konuları ise ön incelemede belirlenir. Ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konuları belirlenmeden, tarafların tanık listesi vermesi beklenemez. Kuşkusuz o aşamaya kadar göstermişler ise gösterdikleri delillerin toplanması için gerekli hazırlık işlemleri ön incelemede yapılacaktır (H.M.K. m. 137/1). Ancak göstermemişlerse. çekişmeli konuların belirlenmesinden sonra bunların ispatı için taraflardan delil göstermeleri istenmelidir. Aksinin kabulü, bir kez davaya cevap vermemiş veya cevap süresini kaçırmış olan davalının, hukuki dinlenilme hakkını (H.M.K. m. 27) zedeler. Bu bakımdan, davalıya ön inceleme duruşmasında, davacının davasının dayanağı olarak gösterdiği vakıaları çürütmek için delil gösterme imkanı verilmeli, gösterdiği takdirde buna dair delilleri tahkikat aşamasında usulünce toplanarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, tarafların kusur durumları ve boşanmanın fer' i sonuçları buna göre karara bağlanmalıdır. Bu hususlar nazara alınmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümünün yukarda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla, 26.09.2013 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Dilekçelerin değişimi aşamasında (H.M.K. m. 126-136) dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı yasal süresinden (H.M.K. 127. madde) sonra cevap dilekçesi adıyla bir dilekçe vermiş; davanın reddini istemiş ve ön inceleme duruşmasında da delilerini bildirmek üzere süre istemiştir. Mahkeme davalıya delil bildirimi için bir süre tanımadan davayı kabul ederek boşanma kararı vermiştir.
Davalının belirtilen dilekçesine, süresinden sonra verildiğinden, cevap dilekçesi (H.M.K. m. 129, 317) niteliği verilemeyeceği gibi; kanunda dilekçelerin değişimi aşamasında kullanılabileceği belirtilen bir kısım hakların (H.M.K. m. 116, 141) bu dilekçeyle ileri sürülebileceği de kabul edilemez. Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların (H.M.K. m. 119/1-e) tamamını inkar etmiş sayılır (H.M.K. m. 128).Dilekçelerin değişimi aşamasının tamamlanmasıyla birlikte ön inceleme aşamasına (H.M.K. m. 137-142) geçilir. Süresinde cevap dilekçesi verilmemiş ise, cevap için öngörülmüş sürenin (H.M.K. m. 127) bitmesiyle birlikte, dilekçelerin verilmesi aşaması tamamlanmış olur ve artık ön inceleme aşamasına geçilmesine bir engel kalmaz. Usulüne uygun olarak yapılan ön incelemede hakim; özellikle tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususu belirleyerek uyuşmazlık konularını tespit edecektir (H.M.K. m. 140/1, 2). Cevap vermemiş olan davalı, savunmasını herhangi bir vakıaya dayandırmış olamayacağı ve sadece davacının dayandığı vakıaların tamamını inkar etmiş durumuna düşeceğinden, bu durumdaki bir boşanma davasında; uyuşmazlık konusu artık davacının dayandığı vakılar olacaktır. Böyle bir durumda; davalının savunması da ancak davacının dayandığı vakıaların gerçek olmadığını ileri sürmeye yönelik olacak; delilleri de bu çerçevede, karşı ispat için gösterilip toplanabilecektir. Yukarıda da açıklandığı gibi, uyuşmazlık konusu ön incelemede belirleneceğine göre; cevap vermeyen ve daha önce delil bildirmeyen davalının; sadece davanın inkarıyla sınırlı olarak ön inceleme aşamasının sonuna kadar ve Hukuk Muhakemeleri Kanunun 29. maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olmamak koşuluyla da tahkikat aşamasında (H.M.K. m. 143-183) delil bildirme ve bunların toplanmasını talep etme hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Buna karşılık açıklanan duruma düşmüş olan davalı; davacıya yönelik farklı bir vakıanın varlığını ileri süremeyecek ve bunu ispat faaliyetinde de bulunamayacaktır.
O halde, davalı katıldığı ön inceleme duruşmasındaki sözlü beyanıyla delillerini bildirmek üzere süre talep ettiğine göre; bu konuda kendisine kesin nitelikte süre verilmesi; delil bildirdiği takdirde toplanması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek davanın karara bağlanması gerekir. Mahkemece, davalının delil bildirme için süre verilmesi talebinin kabul edilmemesi; hukuki dinlenilme hakkına (H.M.K. m. 27) aykırılık sonucunu doğurur ve hükmün bozulmasını gerektirir. Mahkemenin boşanma davasına dair hükmünün açıkladığım yönde bozulması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenlerle; değerli çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma kararına katılmakla birlikte, kararın gerekçesine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy