MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen nafaka yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminat talepleri ve ziynetlerle ilgili verilen tefrik kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50'şer TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.06.05.2013(Pzt.)
(Muhalif)
(Aslı)
KARŞI OY YAZISI
Davacı-davalı kocanın evlilik birliği içinde davalı-davacı kadına fiziksel şiddet uyguladığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kadın ... 10. Aile Mahkemesinde 07.07.2010 tarihinde açmış olduğu boşanma davasından 09.12.2010 tarihinde feragat etmiştir. Taraflar bu davadan sonra biraraya gelmemiştir. Davalı-davacı kadın açmış olduğu boşanma davasından feragat etmekle davacı-davalı kocanın eylemlerini affetmiştir. Yeni bir olayın varlığını da ispat edememiştir. Toplanan delillerden davalı-davacı kadının, davacı-davalı kocaya ağır hakaret ettiği 15.05.2010 tarihinde eşini ve eşinin annesini yaralamaktan ve hakaretten mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kadın bu halde tam kusurludur. Kadının boşanma davasının kabulü doğru olmayıp bu yön temyiz edilmemiş ise de evlilik biliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı-davacı kadın tamamen kusurlu olduğu halde tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmadığı halde davalı-davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına karar verilmesi doğru değildir.
Bu sebeplerle farklı düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy