MAHKEMESİ :Merzifon Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :27.12.2012
NUMARASI :Esas no:2011/552 Karar no:2012/600
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından kusur belirlemesi, maddi tazminat, davalı lehine hükmolunan tedbir ve yoksulluk nafakası ile müşterek çocuklardan Hüseyin'in velayetinin anneye verilmesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Yukarıda 1.bentte açıklandığı üzere tarafların boşanmayı gerektirir kusurlu bir davranışları kanıtlanamamıştır. Durum böyleyken, mahkemece davacı kocanın ağır kusurlu olarak kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı kadın lehine maddi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
c- Toplanan delillerden; davalı kadının, bir firmada 700 TL ücretle çalıştığı, düzenli ve sürekli bir gelirinin bulunduğu, davacı kocanın ise asgari ücret düzeyinde gelir sahibi olduğu, bu durumda Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının davalı kadın lehine oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davalının yoksulluk nafakası talebinin, reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2/b-c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 03.10.2013 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy