MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının gösterdiği tanıklar dinlenmiş olup, bu tanıkların dahi davacının kusuruna ilişkin somut bir olay ortaya koymadıklarının anlaşılması karşısında, davacının kendi tanıklarından vazgeçmesine davalının açık izni olmadığını ( HMK. md. 196) ileri sürmesinin dürüstlüğe uygun (...md.29/1) görülmediğine göre, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece, 19.12.2012 günü icra edilen ön inceleme duruşmasında davalı yararına "duruşma tarihinden geçerli olmak üzere tedbir nafakası tayin edilmiş, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" karar verilmiş, nihai hükümde de ara kararına atıf yapılarak "bağlanan tedbir nafakasının aynı miktar üzerinden karar kesinleşinceye kadar devamına" karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi gereğince aksi yönde bir talep bulunmadıkça veya gerektirici sebep gösterilmedikçe dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu husus nazara alınmadan, davalı yararına dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakası tayini gerekirken ön inceleme duruşmasının icra edildiği 19.12.2012 tarihinden geçerli olacak nafaka tayini doğru değil ise de, kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına lüzum bulunmadığından, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur (HUMK. md. 438/7).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple, hüküm sonucunun (2.) maddesinin hükümden tamamen çıkartılmasına, çıkartılan bu kısım yerine ikinci madde olarak " davalı yararına 19.12.2012 tarihli oturumda ara kararı ile belirlenen aylık 500 TL. tedbir nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere hükmün kesinleşmesine kadar devamı ile davacıdan alınıp davalıya verilmesine" cümlesinin yazılmasına, hükmün bu bölümünün açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03.10.2013 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy