MAHKEMESİ :Gediz Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :8.1.2013
NUMARASI :Esas no:2011/468 Karar no:2013/12
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından kusura ilişkin değerlendirme, lehine hükmedilen tazminatların ve nafakaların tutarları ile maddi tazminatla ilgili indirim sebebi ve ziynetler yönünden; davalı (koca) tarafından da, kusura ilişkin değerlendirme, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tarafından daha önce 3.6.2010 tarihinde açılan boşanma davası " tam kusurlu" görülerek reddedilmiş, karar 15.04.2011 tarihinde kesinleşmiş olup, tarafların sözü edilen davadan sonra, bir araya gelmediklerinin ve davacıya kusur olarak atfedilebilecek bir hadisenin iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına, bu halde sözü edilen ret kararının, "davacının kusursuz olduğu" yönünde kesin hüküm teşkil edeceğine, gerçekleşen bu hukuki duruma aykırı olarak davacıya da kusur atfedilmesinin doğru bulunmamasına, davalının tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Davacı yararına maddi ve manevi tazminat tayin edilirken, davacının müterafik kusurunun da dikkate alınmış olduğu görülmektedir. Oysa yukarıda birinci bentte açıklanan sebeple, davacıyı kusurlu saymak olanağı yoktur. Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı tamamen kusurludur. Bu ve tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde davacı yararına takdir ve tayin edilen maddi ve manevi tazminat miktarları yetersiz bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davacı, boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde, düğünde takılan 90 gram 5000 TL. değerindeki ziynetlerinin davalı tarafından evlilik birliği içinde satılıp harcandığını ileri sürerek, dava tarihindeki değerinin davalıdan tahsilini de istemiştir. Bu talep, boşananın fer'i niteliğinde olmayan bağımsız nitelikte bir taleptir ve nispi harca tabidir. Dava açılırken yatırılan başvurma harcı, dava dilekçesindeki biri diğerinin fer'isi niteliğinde olmayan diğer talepleri de kapsar. O halde, ziynetler karşılığı talep edilen miktar üzerinden nispi peşin harç noksanlığını tamamlaması için davacıya Harçlar Kanununun 30'ncu maddesi gereğince takip eden celseye kadar süre tanınmalı ve sonucuna göre muamele yapılmalıdır. Bu yönde bir işlem yapılmadan bu talep hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.4-Kabule göre de;
Maddi tazminatın, toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK. md. 176/1). İrat biçiminde ödenmesine karar verilmemiş olması, toptan belirlenen miktardan indirim yapılması için yasal bir sebep değildir. Bu husus nazara alınmadan bu gerekçe ile maddi tazminattan indirim yapılması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.09.2013 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy