MAHKEMESİ :Bakırköy 11. Aile Mahkemesi
TARİHİ :08.03.2013
NUMARASI :Esas no:2011/655 Karar no:2013/208
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; maddi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kusur belirlemesi, nafakalar ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yürürlükte bulunduğu dönemde açılmıştır. Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesinde yer alan maddi tazminat talebi, boşanmanın eki niteliğinde olup, boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar yargılamanın her aşamasında istenebilir. Davacı-davalı kadın tarafından 14.02.2012 havale tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı koca tam kusurludur. Boşanma sonucu davacı-davalı kadın, davalı-davacı kocanın maddi desteğini yitireceğinden tarafların sosyal ekonomik durumları da nazara alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yön nazara alınmadan isteğin reddi doğru olmamıştır.
3-Davacı-davalı kadının açıkça yoksulluk nafakası talebi bulunmadığı halde, yoksulluk nafaka talebi varmış gibi, aleyhinde kesin hüküm oluşturacak şekilde red hükmü kurulması yanlış olmuştur.
4-Davalı-davacı kocanın boşanma davası reddedildiğine göre davacı-davalı kadın yararına bu dava yönünden de karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönün nazara alınmaması doğru görülmemiştir.
5-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğin davacı-davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur. Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle davacı-davalı kadın yararına; 5. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.01.10.2013(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy