MAHKEMESİ :Antalya 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :03.12.2012
NUMARASI :Esas no:2011/758 Karar no:2012/1137
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından, kadın yararına hükmedilen maddi tazminat yönünden; davalı (kadın) tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, evi terk ederek birlik görevlerini gereği gibi yerine getirmediği; buna karşılık davalı kadının da eşinin hastalığının kadınlardan bulaştığını söyleyerek onu aşağıladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda; her iki eş de kusurlu olmakla birlikte , davacı kocanın daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Gerçekleşen bu olayların yıkıcı etkisi karşısında evliliğin devamında davalı için bir yarar kaldığından söz edilemez ve davalının boşanmaya karşı çıkması, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu durumda; Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesinde belirtilen boşanma koşulları gerçekleştiğinden; verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olup; davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına (HMK md. 438/son) karar verilmesi gerekmiş ve buna bağlı olarak da davacı kocanın tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesinde, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörülmüştür. Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi tazminat talep eden davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, boşanma sebebi olarak belirtilen ve kocaya kusur olarak yüklenilen davranışların davalının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde, Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluştuğundan; mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak, davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.10.2013 (Per.)