MAHKEMESİ :Çumra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :24.01.2013
NUMARASI :Esas no:2011/181 Karar no:2013/41
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın mahkemece tespit edilen kusuru yanında, davalı-davacı kadının da evlendikten sonra 15.07.2010 - 28.08.2010 tarihleri arasında zaman zaman eski erkek arkadaşı ile telefon görüşmeleri yaparak eşinin güvenini sarstığı anlaşılmaktadır. Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadın daha ziyade kusurludur. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı kocanın davasının (TMK. md. 166/1) da kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, yeniden karar verilmesi gerekli hale gelen davalı-davacı kadının boşanma davası ve fer'ilerine ilişkin temyizin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere bozma kararı yönünden oybirliği, bozma gerekçesi yönünden oyçokluğuyla karar verildi. 08.10.2013 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Toplanan delillerden; kocanın eşini daha önce erkek arkadaşı bulunmasından ötürü kıskandığı, eşini bu sebeple huzursuz ettiği, eşini ailesinin yanına terkedip daha sonra yine ortak konuta getirdiği, eşine ısınamadığını söylediği bu olayların birden fazla kez devam ettiği; buna karşılık kadının da dertleşmek amacıyla olsa da, evlendikten sonra birkaç kez eski erkek arkadaşıyla telefonda konuştuğu ve bu suretle kocasının güvenini sarstığı anlaşılmaktadır. Böylece, tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri gereken davranışları sonucu, birlik temelinden sarsılmıştır. Davacı-davalı kocanın davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur. Kocanın davasının da kabulü gerekir. Ancak bu sonuca ulaşılmasındaki kusur ağırlığı kadına yüklenemez. Bu sebeple, değerli çoğunluğun bozma görüşüne katılmakla birlikte, bozma gerekçesindeki kusurun derecesine ilişkin değerlendirmeye katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy