MAHKEMESİ :Konya 5. Aile Mahkemesi
TARİHİ :28.02.2013
NUMARASI :Esas no:2012/313 Karar no:2013/169
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca; her biri diğer tarafın boşanma davası ve boşanmanın fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki tarafın boşanma davasının kabulü suretiyle boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden kadının eşine aşağılayıcı sözler söylemesi, kayınpeder ve kayınvalidesine hakaretine karşılık; kocanın da eşine sürekli şiddet uyguladığı, sürekli hakaret ettiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu kusur belirlemesine göre boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı koca daha fazla kusurludur. Gelişen bu olaylar karşısında evlilik birliğinin devamında taraflar bakımından bir yarar kalmadığı, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının davacı-davalı kocanın kabul edilen davası yönünden gerçekleştiğinin kabulü gereklidir. Hal böyle iken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değilse de; verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazının reddi ile davacı-davalı kocanın boşanma davasında boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK.md.438/son) ve tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 TBK.md.50 ve 52 ) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı koca daha ağır kusurludur, davalı-davacı kadının boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerçekleşmediğine ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği sabit olduğuna göre; davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken (TMK.md.175) isteğin reddi doğru görülmemiştir.
5- Tarafların ortak çocukları E.1996, E.998 ve E.de 2001 doğumlu olup, idrak çağındadırlar. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Bu nedenle ortak çocukların velayeti konusunda mahkemece görüşlerinin alınması, diğer delillerle birlikte değerlendirilip sonucuna göre velayetlerinin düzenlenmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.), (4.) ve (5.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.10.2013(Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy