MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Kişisel İlişki Tesisi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (kadın) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 25.11.2013 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı ... Aile Mahkemesince 12.07.2012 tarihinde boşanmalarına karar verildiğini, kararla müşterek çocuğun velayetinin davalıya bırakıldığını, aynı kararla kendisi ile çocuk arasında kişisel ilişki tesis edildiğini, kararın temyiz edilmesi sebebiyle henüz kesinleşmediğini, davalının “karar kesinleşmedikçe” çocuğu göstermeyeceğini söyleyerek, çocukla kişisel ilişki kurmasına rıza göstermediğini ileri sürerek, çocukla dava dilekçesinde belirttiği tarihler arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece; “... 1. Aile Mahkemesince verilen boşanma kararının kesinleşmesine kadar” çocukla davacı arasında kararda gösterilen sürelerde kişisel ilişki tesisine karar verilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı, annenin çocuğu göstermediğini belirterek, boşanma kararı kesinleşinceye kadar çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesini istediğine göre, istek kişisel ilişkinin tedbiren tesisi niteliğindedir. Boşanma davası açılınca, kişisel ilişki tesisi de dahil dava süresince her türlü tedbiri alma görevi, fiili veya hukuki bir engel bulunmadıkça, boşanma davasına bakan mahkemeye aittir (TMK.md.169). Bir başka mahkeme, “boşanma kararı kesinleşinceye kadar” çocuklarla kişisel ilişki de dahil geçici nitelikte bir tedbir kararı alamaz. Aksinin kabulü, yasal düzenlemeye aykırı düşeceği gibi, boşanma davasına bakan mahkemenin görevine müdahale anlamına gelir. Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Bu bakımdan hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy