MAHKEMESİ :Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :14.7.2011
NUMARASI :Esas No:2010/385 Karar No:2011/2418
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 31.1.2013 gün ve 528-2617 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mirasın sarih veya zimni olarak kabulü, hükmi ret hakkından mahrumiyet sebebidir. Başka bir ifade ile, mirası sarih bir irade beyanı ile kabul eden veya Türk Medeni Kanununun 610. maddesinin (2.) fıkrasında sayılan bazı fiil veya muameleleri yapan mirasçı- ki bu halde mirasın zimni kabulü söz konusudur- hükmü ret karinesinden (TMK. m. 605/2) yararlanmaz. Mirasbırakanın ölümünden sonra, Vakıfbank'a ve tanık Kuddusi’ye olan borcunun, mirasçılar tarafından ödendiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Mirasbırakana ait borcun mirasçılar tarafından alacaklılara ödenmiş olması, terekenin olağan yönetimi veya mirasa ait işlerin idaresi mahiyetinde olmayıp, mirasın örtülü (zimni) olarak kabulü anlamını taşır. Mirası kabul etmiş olan veya terekeye ait bir malı gizleyen ya da zimmetine geçiren mirasçının da hükmü ret karinesinden (TMK. m. 605/2) yararlanması mümkün değildir. Bu bakımdan, isteğin kabulü ile reddin iptaline karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ne var ki, ilk incelemede bu yön gözden kaçtığından hüküm onanmış olmakla, davacının bu yönlere değinen karar düzeltme talebi haklı ve yerinde olup, kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleir Kanununun 440/1-4. maddesi gereğince davacının karar düzeltme talebinin yukarıda gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 31.1.2013 tarihli ve 2013/518 esas, 2013/2617 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 28.05.2013 (salı)
KARŞI OY YAZISI
Mirasçının kendi malvarlığından mirasbırakanın bir kısım borçlarını ödemesi, dürüstlük kuralı (TMK.m.2/1) gereğince mirası maledinme sayılamayacağı takdirde; mirası örtülü kabul anlamına gelmez. Yapılan 2400 TL ve 1800 TL ödemenin miktarı ve davalıların mirasbırakanın borçlarını bilebilecek durumda olmamaları göz önüne alındığında; davalıların bu ödemesi dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet) gereğince, mirası kabul anlamını taşımamaktadır. Mirası örtülü (zımni) kabul durumu yoktur. Bu nedenle mahkemenin mirasın gerçek reddinin iptali talebinin reddine ilşikin kararın isabetli olduğunu; bu nedenle onama ilamının da isabetli olduğu düşüncesiyle; karar düzeltme talebinin reddi kararı verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy