(4721 S. K. m. 166, 185, 186, 215, 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine (TMK.md.166/1) dayalı olarak açılmış, mahkemece davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek, boşanma kararı verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı kocanın, eşine 08.11.2012de Türk Medeni Kanununun 164. maddesi uyarınca terk ihtarı çektiği anlaşılmaktadır. Koca çektiği bu ihtarla eşinin önceki kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamıştır. Davalı kadının, ihtardan sonra gerçekleşen başkaca bir kusurunun varlığı da ispatlanamadığına göre, davanın reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile, karar verildi.06.11.2014 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy