(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davalı-davacı anne 30.03.2014 tarihli dilekçe ile velayeti altında bulunan çocuklara yönelik iştirak nafakasının artırılması davasından feragat etmiştir. Bu konuda bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 176/4. maddesi hükmüne göre: Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Aynı şekilde 331. madde uyarınca; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir. Somut olayda; taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma kararında, kadın yararına aylık 300 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı-davacı kadın yoksulluk nafakasının 300 TL'den, 500 TL'ye arttırılmasını talep etmiş, mahkemece yoksulluk nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiştir. Toplanan deliller ve davalı-davacı kadın vekilinin 18.03.2014 tarihli oturumdaki beyanı dikkate alındığından tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında, protokolden sonra önemli bir değişiklik olmadığı, edimler arasındaki dengenin, umulmadık gelişmeler yüzünden sonradan bozulmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yoksulluk nafakasının anlaşmalı boşanma protokolünde belirtildiği şekilde ÜFE oranında arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, davacı-davalı babanın velayetin değiştirilmesi davasının reddine karar verilmiş ise de, hüküm tarihinden sonra davalı-davacı anne 30.03.2014 tarihli dilekçe ile "müşterek çocukların velayetlerinin davacı-davalı babaya verilmesini" istediğini beyan etmiştir. Bu durum karşısında velayet ile ilgili kararların kamu düzenini de ilgilendirdiği nazara alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre velayetin değiştirilmesi davası konusunda yeniden bir hüküm kurulmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 01.10.2014 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy