MAHKEMESİ:İzmir 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :07.04.2014
NUMARASI :Esas no:2013/425 Karar no:2014/241
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa tarafların dinlenen tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise yer ve zaman belirtmeyen soyut izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince,
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı (kadın)'ın, aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davacı (koca) 07.06.2013 tarihinde anlaşmalı boşanma (TMK md. 166/3) davası açmış, mahkemece tayin edilen ön inceleme duruşmasına taraflar katılmış, davalı (kadın)'ın ilk defa ön inceleme duruşmasında maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talebinde bulunması nedeniyle anlaşmalı boşanma şartlarının oluşmadığı belirtilerek, yargılamaya Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi kapsamında devam edilmiştir. Dava, anlaşmalı boşanma davası (TMK md. 166/3) olarak açılıp, tarafların, katıldıkları ön inceleme duruşmasında, boşanmanın mali sonuçları üzerinde anlaşamamaları nedeniyle davaya Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi kapsamında devam edildiğine göre, davalı (kadın)'ın boşanmanın eki niteliğindeki taleplerinin süresinde yapıldığının kabulü gerekir. O halde, davalı (kadın)'ın bu talepleri ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar vermek gerekirken, ön incelemede istendiği ve davacının muvafakat etmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.12.2014 (Prş)