(4721 S. K. m. 166)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, kişisel ilişki süresi ile nafaka ve tazminatların miktarı yönünden; davalı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, kişisel ilişki süresi, kadın yararına hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma kararıyla birlikte hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat, boşanma kararının kesinleşmesiyle muaccel hale gelir. Boşanma kararı kesinleşmeden tazminatlar istenebilirlik kazanmaz. Bir alacak muacceliyet kazanmadan da faize hükmedilemez. O halde, boşanma kararıyla birlikte hüküm altına alınan tazminatlara, talep edilmiş olması koşuluyla, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren yasal faize hükmedilir. Bu husus nazara alınmadan hüküm altına alınan tazminatlara dava tarihinden geçerli olarak şekilde yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Velayeti davacıya bırakılan müşterek çocuk ile davalı arasında, kişisel ilişki "aynı şehir", "ayrı şehir" ayrımı esas tutularak farklı düzenlenmiştir. Davacı ile çocuğun E.'de ailesinin yanında, davalının ise Diyarbakır merkez ilçede oturdukları anlaşılmaktadır. Mesafenin yakınlığı ve ulaşım kolaylığı nazara alındığında kişisel ilişki düzenlenirken "aynı şehir", "ayrı şehir" ayrımı yapılması gerekli bir unsur değildir. Bu bakımdan böyle bir ayrıma gidilmesi doğru olmadığı gibi, sene içinde ayda bir kez (Cumartesi günü saat 09.00'dan takip eden Pazar günü 17.00'ye kadar) kişisel ilişki tesisi de, babalık duygularını tatmine elverişli ve yeterli bir süre değildir. Her ayın belirli hafta sonları ve yazın bir ay süreyle baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisi, bundan beklenen amaca uygun düşer. O halde "aynı şehir", "ayrı şehir" ayrımına gidilmeksizin yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde kişisel ilişki yeniden düzenlenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, adli müzaheretten yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.12.2014 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy