MAHKEMESİ:Gaziosmanpaşa 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :13.02.2014
NUMARASI :Esas no:2010/33 Karar no:2014/162
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı tarafından; kişisel ilişki ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı, davalı-davacı ile evlilik dışı ilişkisinden dünyaya gelen küçük Ayşegül’ün davalı-davacı tarafından, bilgisi dışında, ablası Neşe ve eniştesi Ersin’in nüfusuna kaydettirildiğini belirterek küçüğün babasının kendisinin olduğunun tespitine ve nüfus kayıtlarının buna uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece verilen ilk hüküm, Dairemizin 7.10.2009 tarihli ilamıyla ilamda gösterilen sebeplerle bozulmuştur. Bozma doğrultusunda mahkemece, davacı-davalının, küçük Ayşegül'ün davalılar Ersin ve Neşe’nin üzerindeki gerçeğe aykırı beyanla oluşturulan nüfus kaydının iptaline (5490 s.NHK.md.36) yönelik davasının tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 28.3.2012 tarihli karar ile küçük Ayşegül'ün davalılar Ersin ve Neşe’nin üzerindeki nüfus kaydının iptaline, küçüğün annesi Selma kızlık hanesine taşınmasına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Küçük Ayşegül’ün başka bir erkekle arasındaki soybağı ilişkisi ortadan kalktığına göre, davacının küçüğün babası olduğunun tespiti şeklindeki beyanının “tanıma” olarak değerlendirilerek mahkemece resen nüfus müdürlüğüne bildirilmesi gerektiği (TMK md 296), bu aşamadan sonra yapılacak işlemin idari nitelikte bir işlem olduğu anlaşılmakla davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre küçük Ayşegül yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.09.2014(Pzt.)
şl.Müd.S.Karakoca