MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, yoksulluk nafakası talebi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen davası ve fer'ileri ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.06.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1 -Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazının incelenmesinde;
Davacı-karşı davalı kadın, dava dilekçesinde Türk Medeni Kanununun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası talebinde bulunduğu halde, mahkemece bu talep hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
2-Davalı-karşı davacı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyizi itirazları yersizdir.
b-Davacı-davalı kadın eş, dava dilekçesinde düğünde takılan ziynet eşyalarının erkek eş tarafından, elinden alınıp bir daha iade edilmediğini belirterek, bunların bedeli olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 35000 TL talep etmiştir. Davalı-davacı erkek eş, kadının davasına cevabında, ziynetlerin kadın eşin isteği ile, bir kısmının düğün masrafları ve ev ihtiyaçların giderilmesi için satılıp, bedellerinin kullanıldığını bir kısmının da kadın adına bankaya yatırıldığını savunmuştur.Dosya kapsamında ilgili banka şubesi yazısı uyarınca davacı davalı kadın adına 08.06.2012 tarihinde açılan hesaba 12.000 TL yatırıldığı ve bu miktarın 11.08.2012 tarihinde çekildiği anlaşılmaktadır.Davacı davalı kadının söz konusu bu paranın ziynetlerle ilgili olmadığına dair bir iddiası bulunmadığı gibi, yargılama sırasında dinlenen kadın tanıkları da bu hususu doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır.Gerçekleşen bu durumda davalı-davacı koçanının bozdurulan ziynetlerin 12.000 TL' sini kadın adına bankaya yatırdığı ve bunun kadın tarafından çekildiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen ziynetlerin dava tarihindeki değerinden kadının hesabına yatırıldığı anlaşılan 12.000 TL’nin düşüldükten, kalan miktar yönünden davanın kısmen kabulü, bunun dışındaki miktar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2/b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin ...'dan alınıp ...'e ve 1.100,00 TL vekalet ücretinin ...'den alınıp ...'ya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.06.2015 (Pzt.)