MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Mal Rejiminin Tasfiyesi-Yardım Nafakası
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından her iki boşanma davası, fer'ileri ve yardım nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.09.2015 günü temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davalı-davacı ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkek, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı, davalı-karşı davacı kadın ise hem Türk Medeni Kanununun 166/son, hem de 166/1 maddesine dayalı boşanma talebinde bulunmuş, mahkemece davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının kabulüne (TMK. md. 166/1 ve son), davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının ise daha ziyade kusurlu olduğundan bahisle reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı eylemli ayrılık nedeniyle açılan davada boşanmaya karar verebilmek için; herhangi bir boşanma sebebiyle açılmış ve reddedilerek kesinleşmiş bir boşanma davasının bulunması; bu kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayatın yeniden kurulamamış olması gerekir. Yasa hükmünden de anlaşıldığı gibi; boşanma kararı verilebilmesi için herhangi bir kusur araştırması yapılması gerekmemektedir. Kusur araştırması, talep olunduğu takdirde boşanmanın fer'i (eki) olan nafaka ve tazminat taleplerinin takdiri için gereklidir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı-karşı davalı erkek tarafından, davalı-karşı davacı kadın aleyhine ... 4. Aile Mahkemesinin 2006/568 esas sayılı dosyası ile boşanma davası açıldığı, mahkemece 14/02/2008 tarihinde davanın reddine karar verildiği ve iş bu kararın 27/07/2009 tarihinde kesinleştiği, o tarihten bu yana tarafların bir araya gelmediklerini sabittir. O halde davacı-karşı davalı erkeğin Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca açmış olduğu boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
2-Davalı-karşı davacı kadın, boşanma ve fer'ileri yanında, velayeti altında bulunan kısıtlı, 17.07.1986 doğumlu ... için yardım nafakası (TMK. md. 364), talebinde de bulunmuştur. Bu talep boşanmanın fer'isi olmayıp ayrıca harca tabidir. Karşı davada yatırılan başvurma harcı dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsar. Mahkemece, davalı-karşı davacıya peşin alınması gereken harcı ikmal etmesi için süre verilmeli (Harçlar Kanunu md. 30-32) ikmal edildiğinde ise, deliller değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre kadının boşanma davası yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden kadının boşanma davası ve ferilerine yönelik tüm, erkeğin boşanma davasına ve yardım nafakasına yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin Behiye'den alınıp Mustafa'ya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.09.2015 (Pzt.)