MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Erkeğin Soyadını Kullanmaya İzin
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden, davacı-karşı davalı erkek tarafından katılma yolu ile soyadının boşandıktan sonra kadın tarafından kullanılması kararı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.09.2015 günü temyiz eden davalı-davacı ... ve vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... ve vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Bağımsız nitelikteki davalardan biri hakkında, taraflardan birinin temyizi o tarafın temyiz etmediği dava yönünden, diğer tarafa katılma yolu ile temyiz hakkı vermez. Davacı-karşı davalı erkek, soyadının boşandıktan sonra kadın tarafından kullanılması kararına yönelik hükmü, yasal onbeş günlük sürede temyiz etmediğine göre, davalı-karşı davacı kadının her iki boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazları üzerine, soyadının boşandıktan sonra kadın tarafından kullanılması kararına ilişkin itirazlarını katılma yolu ile ileri sürme hakkını kaybetmiştir. Bu sebeple davacı-karşı davalı erkeğin katılma yolu ile soyadının boşandıktan sonra kadın tarafından kullanılması kararına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre 2011 doğumlu küçüğün ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, hükmün yukarıda 2/b bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.100.00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınıp davalı-karşı davacıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28.09.2015(Pzt.)