MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, velayet ve vekalet ücreti yönünden, davalı kadın tarafından ise boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevi tazminat ile nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadının 2.4.2013 tarihli dilekçesiyle adlı yardım talebinde bulunduğu ve adli yardım talebinin kabul edildiğinin anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s. HMK md. 255). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada davacı tanığı ...’ün olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. Mahkemece davacı erkek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda ağır kusurlu kabul edilmiş ise de, toplanan delillerden, davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı buna karşılık davalı kadının da eşine hakaret ettiği ve eşyaları zarar verdiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul gerekir. Hal böyleyken davacı erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur tespitine bağlı olarak davalı kadın yararına manevi tazminat takdiri doğru olmamıştır.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır.Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
5- Boşanma davalarında vekalet ücreti, boşanma talebinin kabul veya ret durumuna göre takdir edilir. Tarafların boşanmadaki kusur dağılımı, vekalet ücretine esas alınamaz. Davacı erkek tarafından açılmış bulunan boşanma davası kabul edildiğine göre; kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu yön düşünülmeden, davalı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2,3,4 ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.06.2015 (Cuma)
Full & Egal Universal Law Academy