...
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, nafaka ve tazminatların miktarları ve ziynet alacağının reddi yönünden; davalı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60'ar TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 18.06.2014 (Çrş.)
...
Boşanmaya sebep olan olaylarda cinsel ilişkiyi gerçekleştiremeyen davalı (koca) tamamen kusurlu kabul edilmiştir. “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir” (TMK. md. 174/2). Ne var ki davalı kocanın boşanmaya sebebi olarak kabul edilen bu kusurlu davranışları davacı (kadın)'ın kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Davacı (kadın) yönünden Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesindeki koşullar oluşmamıştır. Bu sebeple, kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde, bu husus göz önünde bulundurulmaksızın yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu yönden bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. ....
Full & Egal Universal Law Academy