(4721 S. K. m. 169, 174, 328) (6098 S. K. m. 50, 52) (6100 S. K. m. 339)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (kadın) tarafından lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatla çocuk için hükmedilen nafaka yönünden; davacı-karşı davalı (koca) tarafından ise her iki boşanma davası ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve çocuk için hükmedilen nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle velayeti anneye bırakılan tarafların müşterek çocuğu 22.07.1996 doğumlu M. için, dava tarihinden itibaren tayin edilen nafakanın, iştirak değil, Türk Medeni Kanununun 169'uncu maddesi kapsamında tedbir nafakası niteliğinde olduğunun anlaşılmasına ve ergin olduğu 22.07.2014 tarihine kadar geçerli olacağının tabi bulunmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırıyla ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı (kadın) yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesiyle Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52 nci maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK. md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Velayeti anneye bırakılan tarafların müşterek çocuğu M., 22.07.1996 doğumlu olup, karardan sonra onsekiz yaşını doldurmakla ergin olmuştur (TMK. md. 11/1). Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar sürer (TMK. md.328/1). Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve babanın bakım yükümlülüğü eğitimi süresince devam eder (TMK. md. 328/2) ise de, bu hüküm ergin çocuk tarafından açılmış bir nafaka davasının varlığını gerekli kılar. Bu bakımdan müşterek çocuk M., ergin olmakla iştirak nafakasının hukuksal dayanağı inceleme tarihi itibarıyla kalmamıştır. Bu durum gözetilerek bu konudaki hükmün bozulması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy