MAHKEMESİ :Burdur Aile Mahkemesi
TARİHİ :31.01.2014
NUMARASI :Esas no:2010/633 Karar no:2014/25
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve ziynet alacağı talebinin reddi, boşanma davası olmadığı halde bu konuda ret hükmü kurulması ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın 18.02.2011 tarihli karşı dava dilekçesinde ziynet alacağı ve mal rejiminin tasfiyesini dava ve talep etmiş, davacı-davalı kocanın boşanma davasını ise “kusurun kocada olduğunun kabulü halinde kabul ettiğini” beyan etmiştir. Davalı-davacı kadın tarafından harcı yatırılarak açılan karşı boşanma davası bulunmadığına göre, davalı-davacı kadının boşanma davasının reddine dair hüküm kurulması ve bu nedenle davalı-davacı kadın aleyhine vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı (kadın) yanında bulunan ve velayetleri de davalı-davacı kadına verilen müşterek çocuklar 1997 doğumlu Sedat ile 2002 doğumlu Emre için kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK.md.182) Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen çocuklar için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.09.2014(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy