....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı erkek tarafından her iki dava yönünden, davacı-davalı kadın tarafından ise velayetler, manevi tazminatın miktarı, tedbir nafakası, ret edilen ziynet talebi ile eşyalara ilişkin talebi hakkında karar verilmemiş olması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-davacı 08.01.2013 tarihli delil listesinde müşterek çocukların da aralarında bulunduğu yedi tanık bildirmiştir. Müşterek çocuklardan .... ise 1999 doğumludur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 248. maddesinde altsoy veya üstsoy kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme halleri arasında düzenlenmiştir. Mahkemece, 01.10.2013 tarihli oturumda bir neden gösterilmeden , davalı-davacı tanıklarından olan müşterek çocukların tanık olarak dinlenilmemelerine karar verilmiştir. Davalı-davacı erkek bu tanıklarının dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Yakın akrabalık tanıklığa engel bir durum olmadığı gibi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 241. maddesi koşullarının da oluşmadığına göre, adı geçen tanıkların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243. ve devamı maddeleri gereğince dinlenmeleri için gerekli usul işlemlerinin yürütülmesi, dinlendiklerinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; hukuki dinlenilme hakkına (HMK. md. 27) aykırılık oluşturacak şekilde, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre her iki tarafın, her iki boşanma davaları, ziynet ve eşyalara ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2015 (Pzt.)
.....
Full & Egal Universal Law Academy