MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Türk Medeni Kanununun 206. Maddesi Gereğince Edinilmiş Mala Tedbir Talebi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, Türk Medeni Kanununun 206. maddesi gereğince edinilmiş mala tedbir konulması talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının adresinin, tapu kaydının ve talep sonucunun verilen kesin sürede bildirilmediğinden bahisle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119/b, 119/1 -ğ, 119/2 ve 115 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, dava dilekçesinde bulunması gereken bu unsurlardan mahkemenin adı, dava konusu ve değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışında kalanlardan herhangi birinin eksik bırakılmış, yazılmamış olması durumunda hakimin davacıya eksikliğin tamamlanması için kesin süre vermesi gerektiği belirtilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119. madde de verilen kesin sürenin bir haftalık süre olacağı da belirtilmiştir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır (HMK.md.l 19/2).
Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, davalı tarafın adı soyadı, T.C kimlik numarasının gösterilmiş olduğu, adresinin de bildirildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119 maddesinde belirtilen dava dilekçesinde bulunması, bulunmaması halinde tamamlanması zorunlu unsurlardan olan davalının açık adresinin bildirilmemiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiş ise de, anılan kanunun 119. maddesinde belirtilen husus, dava dilekçesinde davalı tarafın adresinin hiç yazılmamış, bildirilmemiş olması durumunda davacı tarafa verilecek bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanmasının istenmesi, tamamlanmaması halinde uygulanacak yaptırımın karşı tarafa ihtar edilmesidir.
Aksine düşünce, gerek Tebligat Kanunun tebligata ilişkin ilgili hükümlerini (Teb.K. Md 21- 25-28) gerekse Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğinin ilanen tebliğ ile ilgili 48 ve devamı maddelerini işlevsiz hale getirecektir. Bu itibarla, davalının adresi yanlış bildirilmiş olsa da dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurun eksikliğinden söz edilemez, kaldı ki, davalının mernis adresi de dosya içerisinde mevcuttur. Bunun yanında dava dilekçesinde talep sonucu da yer almaktadır. Son olarak mahkemece, tensiple verilen kesin sürede tapu kaydının bildirilmesi istenmiş ise de, tensiple taşınmazın tapu kaydı getirtilip dosya içerisine alınmıştır. Mahkemece getirtilen tapu kaydının davacı tarafça bildirilmediğinden bahisle de davanın usulden reddi mümkün değildir. O halde işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.12.2015 (Per.)