MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Velayetin Değiştirilmesi-Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması-Manevi Tazminat
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 2.5.2014 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile boşandıklarını, kadının evlilik içinde sadakatsiz davranışlarını sonradan öğrendiğini ileri sürerek manevi tazminat talebi ile birlikte kadının çalışması sebebiyle yoksulluk nafakasının kaldırılmasını, velayetin de değiştirilerek kendisine verilmesini talep etmiş, tüm istekler yönünden verilen ret hükmünü temyiz etmiştir.
1-Davacının velayetin değiştirilmesi ve buna bağlı olarak iştirak nafakasının kaldırılması isteğinin reddine dair temyiz itirazları yersizdir.
2-SGK’nun kayıtları, davalının işyerinin 22.9.2014 tarihli yazısından davalının (kadın) boşanma davasının karar tarihi olan 30.4.2013 tarihinden sonra 1.8.2013 tarihinde işe girdiği ve halen çalışmakta olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni kanununun 175. maddesinde öngörülen yoksulluk halinin ortadan kalkmış olduğu dikkate alınarak yoksulluk nafakasının kaldırılması isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Boşanmaya sebep olan olaylar kusursuz veya az kusurlu tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde ise. manevi tazminatı gerektirir. (TMK.md. 174/2) Tarafların, Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan sebeple boşanmalarına karar verilmiş, bu sebeple verilen boşanma kararı 05.02.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma sebebi olarak kabul edilen ve diğer eşin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi olay sebebiyle kişilik hakları zedelenen taraf, manevi tazminatı boşanma davasıyla isteyebileceği gibi, boşanmadan sonra da isteyebilir. Ya da boşanmaya bağlı olmaksızın "hakların yarışması" çerçevesinde genel hükümlere göre de talep edebilir. Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hakim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe zarar görene en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verebilir. (6098 Sayılı TBK.m.60) Davacı(koca) Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi .../...
uyarınca manevi tazminat istemiştir. Daha önceki davada verilen boşanma kararının kesinleşmiş olması karşısında davacının aynı zamanda boşanma sebebi oluşturan eyleme dayanan manevi tazminat isteği artık boşanma sebebine bağlı olmaktan çıkmış, bağımsız bir talep haline dönüşmüştür. Böyle bir durumda manevi tazminat talebinin hukuksal dayanağı artık Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi olmaktan çıkmıştır.
Davacı, eşinin(kadın) evlilik devam ederken sadakatsiz davranışlar sergilediği iddiasına dayanarak manevi tazminat talep ettiğine göre, davalının hukuka aykırı bu eylemi sebebiyle Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine göre sorumluluğuna gidilemiyorsa, evlilik birliğindeki sadakat (TMK.md. 185/3) yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal eden bir eylemin sübut bulması halinde, genel hükümlere göre sorumluluğa gidilebilir. Borçlar Kanunu Türk Medeni Kanununun 5. kitabı olup, onun tamamlayıcısıdır, (E.BK.md.544; 1098 Sayılı TBK.m.646) O halde, davacının manevi tazminat isteği "aile hukuku" hükümlerine göre incelenemiyorsa, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin genel hükümler çerçevesinde incelenebilecektir.
Öyleyse davacının boşanma sebebinden bağımsız hale gelen manevi tazminat isteği yönünden ayırma kararı verilip, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer yönlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere manevi tazminat yönünden oyçokluğuyla diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2015(Prş.)
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK.md.1-(1)).
Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısmı hariç olmak üzere İkinci Kitabı'nda yer alan ve aile hukukundan doğan dava ve işler, aile mahkemelerinin görevine girer. (4787.S.K.md.4)
Davacı, boşanma kararı kesinleştikten sonra, evlilik içinde sadakatsiz davranışlarını sonradan öğrendiğini ileri sürerek davalıdan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu talep niteliği itibariyle aile hukukunu ilgilendirmektedir (TMK.md. 174/1, 185/3). Bu taleple ilgili davada görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Bu sebeple, bu dava yönünden de işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda dosyanın ayrılarak görevsizlik kararı verilip, Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
2-AKG/HA/KY
Full & Egal Universal Law Academy