MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 11.06.2015 gün ve 26974-1243 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, dava dilekçesi ile ziynetlerinin, kocası tarafından "borçlarım için bozdurdum" diyerek kendisine verilmediğini iddia etmiş, erkek ise ziynetlerin tamamının kadının babasının kasasında kilitli kaldığını savunmuştur. Mahkemece, ziynetlerin davalı tarafça el konularak harcandığına dair delil sunulmadığından, bu iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Toplanan delillerden; erkek tarafından daha önce ... l. Aile Mahkemesi’nin 2013/168 esas sayılı dosyasında açılan ve feragat sebebiyle reddedilen boşanma davasında taraflarca dosyaya ibraz edilen 11.10.2011 tarihli protokolde 100 gr 24 ayar mehir hakkı ve ailesinin düğünde taktığı 3 adet 14 ayar bileziğin davacı kadına verilmesi kararlaştırılmış olup, söz konusu protokol taraflarca imzalanmış ve davalı erkek tarafından da içeriği doğrulanmıştır. Yine davacı kadının sahte belge düzenlediği iddiasıyla davalı tarafından şikayet edilmesi sonucu yürütülen ve takipsizlik kararı verilen ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Mali Suçlar Hazırlık Bürosu’nun 2012/185438 soruşturma nolu dosyasında dinlenen ve davalı erkeğin iş arkadaşı olan tanık ... ve tanığın eşi ... , davalı erkeğin altınları bozdurduğunu kabul ettiğini ve düğünden sonra borçları ve banka borcunu ödediğini söylediğini beyan etmişlerdir. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadının ziynetlerinin davalı tarafından alınarak bozdurulduğu anlaşılmış olup, bu hususta düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı kadının ziynet talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru görülmemiştir. Ancak, bu husus temyiz aşamasında gözden kaçırıldığından, karar düzeltme isteğinin bu yöne mahsus olarak kabulüne; hükmün yukarıda yazılı sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442. maddeleri gereğince yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kabulü ile Dairemizin 11.06.2015 gün ve 2014/26974 esas 2015/12432 karar sayılı onama-bozma kararının ziynet alacağı yönünden kaldırmasına, kararın ziynet alacağı yönünden de BOZULMASINA, davacı kadının diğer karar düzeltme isteklerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 15.12.2015 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Yapılan yargılama ve tahkikattan, davacı kadının, ziynet eşyalarını davalı kocasının kredi borçları için bozdurduğunu ileri sürerek iadesini istediği, davalı erkeğin de, davacı kadının evden ayrılırken altınları götürdüğünü savunduğu, davacı erkeğin ... 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2011/805 esas, 2012/122 karar sayılı dosyaya sunulan protokolde tarafların 3 adet 14 gram bileziğin davacıya iadesi konusunda anlaştıkları anlaşılmıştır. Tanıklar ... ve ... 'nün, davalı erkeğin altınları bozdurup bankaya olan borcunu ödediğine ilişkin beyanlarının, davacının tüm altınlarına mı yönelik, yoksa taraflarca davacı kadına iadesi kararlaştırılan 3 adet bileziğe mi yönelik olduğu anlaşılmamaktadır.
Tarafların davacı kadına ödenmesi konusunda anlaşıtıkları 3 adet 14 gram bilezik yönünden davanın kabulü gerektiği görüşündeyiz. Bu nedenle değerli çoğunluğun ziynetlerin tümünün kabulü gerektiği yönündeki görüşüne katılamıyoruz.